Anna karanlık ormanda doğa yürüyüşü yaparken kaybolur ve gizemli bir ev bulur. Şehre dönüş yolunu bulabilecek mi?
Anna ist eine junge Frau. Sie ist sehr sportlich. Heute ist das Wetter wunderschön. Die Sonne scheint hell am Himmel. Anna liebt es sehr, am Wochenende zu wandern. Sie kann sich ein Leben ohne die Natur nicht vorstellen. Sie nimmt ihr Handy und telefoniert mit ihrem Freund Max. „Vielleicht können wir heute zusammen in den Wald gehen?“, fragt sie ihn. Max antwortet: „Ja, gerne! Wann treffen wir uns genau?“ Sie verabreden sich für zehn Uhr.
Türkçesi: Anna genç bir kadın. O çok sportif. Bugün hava çok güzel. Güneş gökyüzünde parlak bir şekilde parlıyor. Anna hafta sonları doğa yürüyüşü yapmayı çok seviyor. Doğa olmadan bir hayat hayal edemiyor. Cep telefonunu alıyor ve arkadaşı Max ile telefonda konuşuyor. „Belki bugün birlikte ormana gidebiliriz?“, diye soruyor ona. Max cevap veriyor: „Evet, seve seve! Tam olarak ne zaman buluşuyoruz?“ Saat on için sözleşiyorlar.
Anna packt schnell ihren Rucksack und geht los. Sie steht an der Bushaltestelle. Sie muss schon lange auf Max warten. „Warum kommt er denn nicht?“, denkt sie nervös. Sie ruft ihn noch einmal an, aber sein Handy ist leider aus. Sie versteht nicht, was passiert ist. Das ist wirklich seltsam. Da kommt plötzlich ein Bus um die Ecke. Sie schaut auf die Uhr. Max ist noch immer nicht da.
Türkçesi: Anna hızla sırt çantasını hazırlıyor ve yola çıkıyor. Otobüs durağında bekliyor. Uzun zamandır Max'i beklemek zorunda. „Neden gelmiyor ki?“, diye düşünüyor gergin bir şekilde. Onu bir kez daha arıyor ama telefonu maalesef kapalı. Ne olduğunu anlamıyor. Bu gerçekten tuhaf. O sırada aniden köşeden bir otobüs geliyor. Saate bakıyor. Max hâlâ orada değil.
Sie steigt ein und fragt den Fahrer: „Entschuldigung, wohin fährt dieser Bus?“ Der Fahrer antwortet nicht. Er schaut nur nach vorne. Plötzlich sieht Anna in ihre Tasche. Ihr Portemonnaie ist verschwunden! „Oh nein, mein Geld ist weg!“, ruft sie laut. Das ist ein großes Problem. Sie kann das Ticket nicht zahlen. Anna hat Angst und steigt sofort aus dem Bus. Sie ist jetzt ganz alleine. Der Wald sieht dunkel und fremd aus. Was soll sie nur tun?
Türkçesi: Otobüse biniyor ve şoföre soruyor: „Affedersiniz, bu otobüs nereye gidiyor?“ Şoför cevap vermiyor. Sadece önüne bakıyor. Aniden Anna çantasına bakıyor. Cüzdanı kaybolmuş! „Oh hayır, param yok!“, diye bağırıyor yüksek sesle. Bu büyük bir problem. Bileti ödeyemiyor. Anna korkuyor ve hemen otobüsten iniyor. Şimdi tamamen yalnız. Orman karanlık ve yabancı görünüyor. Ne yapmalı şimdi?
Sie läuft alleine durch den Wald. Plötzlich fängt ihr Knie an, schrecklich weh zu tun. Ihr Bein beginnt stark zu schmerzen. Sie kann nicht mehr gut laufen. Sie muss sich auf einen großen Stein setzen. Sie ist schon sehr weit von zu Hause entfernt. Niemand ist hier. Sie hört nur die Vögel im Wald. Sie weiß nicht, ob sie weiter gehen kann. Der Schmerz ist wirklich groß. Sie weint ein bisschen und fühlt sich sehr allein.
Türkçesi: Ormanın içinde tek başına yürüyor. Aniden dizi feci şekilde ağrımaya başlıyor. Bacağı şiddetle ağrımaya başlıyor. Artık iyi yürüyemiyor. Büyük bir taşın üzerine oturmak zorunda kalıyor. Evden şimdiden çok uzakta. Burada kimse yok. Sadece ormandaki kuşları duyuyor. Daha fazla yürüyüp yürüyemeyeceğini bilmiyor. Ağrı gerçekten çok şiddetli. Biraz ağlıyor ve kendini çok yalnız hissediyor.
In diesem Moment kommt eine alte Frau von der anderen Seite. Sie trägt einen langen Mantel. „Was für ein Problem hast du, mein Kind?“, fragt die Frau sehr freundlich. Anna hat nur noch wenig Hoffnung. „Mein Bein tut sehr weh und mein Geld ist weg“, sagt Anna traurig. Anna schaut die alte Frau an. „Wer bist du?“, fragt Anna leise. Die Frau lächelt lieb. „Ich bin eine Freundin vom Wald. Alles wird bald gut werden“, sagt sie ruhig.
Türkçesi: O anda diğer taraftan yaşlı bir kadın geliyor. Uzun bir palto giyiyor. „Nasıl bir sorunun var çocuğum?“, diye soruyor kadın çok nazikçe. Anna'nın artık çok az umudu var. „Bacağım çok ağrıyor ve param kayboldu“, diyor Anna üzgün bir şekilde. Anna yaşlı kadına bakıyor. „Sen kimsin?“, diye soruyor Anna alçak sesle. Kadın sevecen bir şekilde gülümsüyor. „Ben ormanın bir dostuyum. Yakında her şey iyi olacak“, diyor sakince.
Hikayenin devamı (5 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →