Lisa yeni kıyafetler almak için alışverişe çıkıyor. Kıyafet ve ayakkabı deneyerek para ödüyor.
Lisa braucht neue Kleidung für den Herbst. Am Samstag zieht sie ihren Mantel an und geht in die Straße mit vielen verschiedenen Geschäften. Da gibt es einen großen Kleiderladen, einen schönen Schuhladen und einen kleinen Kiosk. Lisa hat viel Geld in ihrer Tasche dabei. Sie freut sich sehr auf den Einkauf und spaziert langsam durch die sonnige Straße.
Türkçesi: Lisa'nın sonbahar için yeni kıyafetlere ihtiyacı var. Cumartesi günü kabanını giyiyor ve birçok farklı dükkanın bulunduğu caddeye gidiyor. Orada büyük bir giyim mağazası, güzel bir ayakkabı mağazası ve küçük bir büfe var. Lisa'nın yanında çantasında bolca para var. Alışveriş yapacağı için çok mutlu ve güneşli caddede yavaşça yürüyor.
Lisa geht zuerst in den Kleiderladen. Im Geschäft hängen moderne Jacken, elegante Kleider und lange Hosen. Auch einige Schuhe stehen im Regal. „Guten Tag! Kann ich Ihnen helfen?“, fragt die freundliche Verkäuferin mit einem Lächeln. „Ich suche eine schöne Jacke“, antwortet Lisa. „Möchten Sie lieber blau oder rot?“, fragt die Frau freundlich.
Türkçesi: Lisa ilk olarak giyim mağazasına giriyor. Mağazada modern ceketler, şık elbiseler ve uzun pantolonlar asılı duruyor. Raflarda birkaç ayakkabı da var. Satıcı kadın güler yüzle, „İyi günler! Size yardımcı olabilir miyim?“ diye soruyor. Lisa, „Güzel bir ceket arıyorum,“ diye cevap veriyor. Kadın nazikçe, „Mavi mi yoksa kırmızı mı istersiniz?“ diye soruyor.
Die Verkäuferin zeigt Lisa eine dunkle blaue Jacke. „Die Jacke ist neu und schön“, sagt sie. Lisa nimmt das Kleidungsstück, geht zum großen Spiegel und probiert die Jacke an. Sie schaut in den Spiegel. „Sie passt gut und ist sehr weich. Wie viel kostet sie?“, fragt Lisa. „Sie kostet genau vierzig Euro“, antwortet die Verkäuferin. Lisa entscheidet sich schnell und nimmt die Jacke.
Türkçesi: Satıcı kadın Lisa'ya koyu mavi bir ceket gösteriyor. „Bu ceket yeni ve çok güzel,“ diyor. Lisa kıyafeti alıyor, büyük aynanın önüne gidip ceketi deniyor. Aynaya bakıyor. „Bana çok iyi uydu ve çok yumuşak. Fiyatı ne kadar?“ diye soruyor Lisa. „Fiyatı kırk Euro,“ diye cevap veriyor satıcı kadın. Lisa hızlıca karar veriyor ve ceketi alıyor.
Danach geht Lisa aus dem Laden und geht in den Schuhladen nebenan. Sie braucht nämlich auch noch passende neue Schuhe. Die Schuhe hier im Geschäft sind sehr günstig. Lisa sucht ein paar Minuten und findet schöne schwarze Schuhe für zwanzig Euro. „Die sind billig und bequem“, denkt Lisa zufrieden. Sie zieht die Schuhe an und geht ein paar Schritte im Geschäft.
Türkçesi: Sonrasında Lisa mağazadan çıkıp yandaki ayakkabı mağazasına giriyor. Çünkü uygun yeni ayakkabılara da ihtiyacı var. Buradaki mağazada ayakkabılar oldukça uygun fiyatlı. Lisa birkaç dakika arıyor ve yirmi Euro'ya güzel siyah ayakkabılar buluyor. „Bunlar ucuz ve rahat,“ diye düşünüyor Lisa memnuniyetle. Ayakkabıları giyiyor ve mağazada birkaç adım atıyor.
Lisa nimmt die Jacke und die Schuhe und geht zur Kasse. Die Mitarbeiterin legt die Sachen zusammen in eine große Tasche. „Zusammen macht das sechzig Euro“, sagt die Verkäuferin freundlich. Lisa nimmt ihre Bankkarte aus der Geldbörse und bezahlt mit Karte. „Vielen Dank für Ihren Einkauf!“, sagt die Verkäuferin. „Bitte schön. Tschüss!“, sagt Lisa und nimmt lächelnd ihre Tasche.
Türkçesi: Lisa ceketi ve ayakkabıları alıp kasaya gidiyor. Görevli kadın eşyaları büyük bir torbaya birlikte koyuyor. „Toplam altmış Euro tutuyor,“ diyor satıcı kadın nazikçe. Lisa cüzdanından banka kartını çıkarıyor ve kartla ödeme yapıyor. „Alışverişiniz için çok teşekkürler!“ diyor satıcı kadın. „Rica ederim. Hoşça kalın!“ diyor Lisa ve gülümseyerek çantasını alıyor.
Hikayenin devamı (1 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →