Bir tornado Dorothy'yi Oz ülkesine savuruyor. Eve dönmek için sarı yolu ve üç yeni arkadaşını izliyor.
Dorothy ist ein kleines Mädchen. Sie lebt in Kansas. Dort ist alles grau: das Haus, die Erde und der Himmel. Ihre Tante heißt Em, ihr Onkel heißt Henry. Sie arbeiten den ganzen Tag. Dorothy hat einen kleinen Hund. Er heißt Toto. Toto ist ihr bester Freund. Manchmal träumt Dorothy von einem bunten Land hinter den Wolken.
Türkçesi: Dorothy küçük bir kızdır. Kansas'ta yaşar. Orada her şey gridir: ev, toprak ve gökyüzü. Teyzesinin adı Em, amcasının adı Henry'dir. Bütün gün çalışırlar. Dorothy'nin küçük bir köpeği var. Adı Toto. Toto onun en iyi arkadaşı. Dorothy bazen bulutların ardındaki rengârenk bir ülkeyi hayal eder.
Eines Tages wird der Himmel dunkel. Ein großer Sturm kommt. „Ein Tornado!“, ruft Onkel Henry. „Schnell, in den Keller!“ Aber Toto läuft ins Haus. Dorothy rennt hinter ihm her. Da hebt der Tornado das Haus in die Luft. Das Haus fliegt hoch in den Himmel. Dorothy und Toto haben große Angst. Dann schläft Dorothy ein.
Türkçesi: Bir gün gökyüzü kararıyor. Büyük bir fırtına geliyor. „Tornado!" diye bağırıyor Henry Amca. „Çabuk, bodruma!" Ama Toto eve koşuyor. Dorothy de peşinden koşuyor. Derken tornado evi havaya kaldırıyor. Ev gökyüzüne doğru yükseliyor. Dorothy ile Toto çok korkuyor. Sonra Dorothy uyuyakalıyor.
Das Haus landet in einem neuen Land. Hier ist alles bunt: rote Blumen, grüne Bäume, ein blauer Himmel. Das Land heißt Oz. Eine gute Hexe kommt und lacht: „Dein Haus ist auf die böse Hexe gefallen. Du bist eine Heldin!“ Sie gibt Dorothy silberne Schuhe. „Trag sie immer“, sagt die Hexe. „Sie sind stark.“
Türkçesi: Ev yeni bir ülkeye iniyor. Burada her şey rengârenk: kırmızı çiçekler, yeşil ağaçlar, mavi bir gökyüzü. Ülkenin adı Oz. İyi bir cadı gelip gülüyor: „Evin kötü cadının üstüne düştü. Sen bir kahramansın!" Dorothy'ye gümüş ayakkabılar veriyor. „Onları hep giy," diyor cadı. „Çok güçlüler."
„Ich möchte nach Hause“, sagt Dorothy. „Dann geh zum Zauberer“, sagt die Hexe. „Folge dem gelben Weg bis zur Smaragdstadt.“ Dorothy geht los. Bald trifft sie eine Vogelscheuche. „Ich brauche einen Kopf“, sagt sie. Dann kommt ein Zinnmann: „Ich brauche ein Herz.“ Und ein Löwe weint: „Ich brauche Mut.“ Alle vier gehen zusammen weiter.
Türkçesi: „Eve dönmek istiyorum," diyor Dorothy. „O zaman büyücüye git," diyor cadı. „Sarı yolu takip et, Zümrüt Şehri'ne kadar." Dorothy yola çıkıyor. Az sonra bir korkulukla karşılaşıyor. „Bana bir akıl lazım," diyor korkuluk. Sonra teneke adam geliyor: „Bana bir kalp lazım." Ve bir aslan ağlıyor: „Bana cesaret lazım." Dördü birlikte yola devam ediyor.
In der Smaragdstadt sitzt der Zauberer hinter einem grünen Vorhang. Seine Stimme ist sehr laut: „Ich helfe euch. Aber zuerst müsst ihr die böse Hexe besiegen!“ Die Hexe ist gefährlich. Sie schickt Affen und fängt Dorothy. Dorothy wird wütend und wirft Wasser auf sie. Da schmilzt die Hexe wie Schnee! Alle sind frei.
Türkçesi: Zümrüt Şehri'nde büyücü yeşil bir perdenin arkasında oturuyor. Sesi çok gür: „Size yardım ederim. Ama önce kötü cadıyı yenmelisiniz!" Cadı tehlikeli. Maymunlar gönderip Dorothy'yi yakalıyor. Dorothy öfkeleniyor ve üstüne su atıyor. Cadı kar gibi eriyor! Herkes özgür.
Hikayenin devamı (1 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →