Bir komedi hikayesi - Yılın en komik fıkrası
In Berlin gibt es einen großen Witz-Wettbewerb. Viele Leute wollen im Theater zusammenkommen und teilnehmen. Tom ist ein junger Komiker aus der Stadt. Er möchte diesen Wettbewerb unbedingt gewinnen. Er kauft ein Ticket und meldet sich an. „Ich habe den besten Witz der Welt für alle Menschen!“, sagt er mit Freude zu seinen Freunden.
Türkçesi: Berlin'de büyük bir fıkra yarışması var. Birçok insan tiyatroda bir araya gelmek ve katılmak istiyor. Tom, şehirden genç bir komedyen. Bu yarışmayı kesinlikle kazanmak istiyor. Bir bilet alıyor ve kayıt oluyor. „Bütün insanlar için dünyanın en iyi fıkrası bende!“, diyor neşeyle arkadaşlarına.
Tom übt seinen Witz fleißig zu Hause in seinem Zimmer. Er steht jeden Nachmittag vor dem Spiegel und spricht laut. Er sagt den Satz mehrmals: „Warum geht die Banane zum Arzt? Weil sie sich nicht gut fühlt!“ Tom lacht selbst über seine Idee. Er trinkt etwas Wasser, geht im Raum umher und wiederholt die Worte noch einmal.
Türkçesi: Tom evde, odasında fıkrasına gayretle çalışıyor. Her öğleden sonra aynanın karşısında duruyor ve yüksek sesle konuşuyor. Cümleyi defalarca söylüyor: „Muz neden doktora gider? Çünkü kendini iyi hissetmiyor!“ Tom kendi fikrine kendisi gülüyor. Biraz su içiyor, odada dolaşıyor ve kelimeleri bir kez daha tekrarlıyor.
Am Abend beginnt endlich die große Show im Saal. Das Publikum ist riesig und alle Plätze sind voll. Viele bekannte Komiker aus verschiedenen Städten sind da. Anna ist die Moderatorin vom Abend. Sie geht auf die Bühne und bringt ein Mikrofon mit. „Willkommen zum Witz-Wettbewerb! Wir starten jetzt!“, sagt sie freundlich zum Publikum.
Türkçesi: Akşam nihayet salondaki büyük gösteri başlıyor. Seyirci kitlesi çok büyük ve bütün yerler dolu. Farklı şehirlerden birçok tanınmış komedyen orada. Anna gecenin sunucusu. Sahneye çıkıyor ve yanında bir mikrofon getiriyor. „Fıkra yarışmasına hoş geldiniz! Şimdi başlıyoruz!“, diyor seyircilere dostça.
Jetzt ist Tom an der Reihe. Er holt tief Luft und geht auf die Bühne. Das Publikum ist ruhig und schaut auf die Bühne. Tom sagt seinen vorbereiteten Witz ganz klar. Aber niemand im Saal lacht. Keiner macht ein Geräusch. Es ist peinlich. Tom steht da und schaut überrascht in die Gesichter der Leute.
Türkçesi: Şimdi sıra Tom'da. Derin bir nefes alıyor ve sahneye çıkıyor. Seyirciler sakin ve sahneye bakıyor. Tom hazırladığı fıkrayı gayet net bir şekilde söylüyor. Ama salonda hiç kimse gülmüyor. Kimse bir ses çıkarmıyor. Bu utanç verici. Tom orada duruyor ve şaşkınlıkla insanların yüzlerine bakıyor.
Tom denkt schnell nach und macht keine Pause. Er lächelt und sagt sofort: „Na, der Witz war so schlecht, dass sogar die Banane nicht lacht!“ Auf einmal lacht das ganze Publikum im Saal sehr laut. Die Leute klatschen mit den Händen. „Das ist witziger als der Witz selbst!“, ruft jemand aus der ersten Reihe laut.
Türkçesi: Tom hızlıca düşünüyor ve ara vermiyor. Gülümsüyor ve hemen şöyle diyor: „Eh, fıkra o kadar kötüydü ki muz bile gülmüyor!“ Salondaki tüm seyirciler bir anda çok yüksek sesle gülüyor. İnsanlar elleriyle alkışlıyor. „Bu, fıkranın kendisinden daha komik!“, diye sesleniyor ön sıradan biri yüksek sesle.
Die Jury berät kurze Zeit über die verschiedenen Beiträge. Dann steht die Moderatorin Anna wieder auf. Sie sagt freudig: „Tom hat den besten Moment der Show geschaffen! Er hat das Publikum zum Lachen gebracht.“ Das Publikum jubelt laut für ihn. Tom gewinnt überrascht aber glücklich den ersten Platz im Wettbewerb!
Türkçesi: Jüri kısa bir süre farklı performansları değerlendiriyor. Sonra sunucu Anna tekrar ayağa kalkıyor. Sevinçle şöyle diyor: „Tom gösterinin en iyi anını yarattı! Seyircileri güldürdü.“ Seyirciler onun için yüksek sesle tezahürat yapıyor. Tom şaşırmış ama mutlu bir şekilde yarışmada birinciliği kazanıyor!
Hikayenin devamı (2 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →