Küçük bir kızın kaybolan köpeğini arama hikayesi
Das Mädchen Lily hat einen Hund. Der Name von dem Hund ist Max. Max ist klein, braun und hat weiße Pfoten. Er ist sehr treu und freundlich. Jeden Morgen spielt Lily mit Max im Garten. Max bekommt ein kleines Würstchen. Lily liebt ihren Hund. Sie sind die besten Freunde.
Türkçesi: Lily adında bir kızın bir köpeği var. Köpeğin adı Max'tır. Max küçük, kahverengi ve beyaz patilidir. O çok sadık ve sevecendir. Her sabah Lily bahçede Max ile oynar. Max küçük bir sosis alır. Lily köpeğini çok sever. Onlar en iyi arkadaşlardır.
Am Nachmittag gehen Lily und Max nach draußen. Der Park in der Stadt ist sehr groß und grün. Lily sitzt auf einer Bank und liest ein Buch. Max sieht einen bunten Schmetterling. Der Schmetterling fliegt schnell weg. Max läuft dem Schmetterling nach. Plötzlich verschwindet Max hinter den Büschen.
Türkçesi: Öğleden sonra Lily ve Max dışarı çıkarlar. Şehirdeki park çok büyük ve yeşildir. Lily bir bankta oturur ve bir kitap okur. Max renkli bir kelebek görür. Kelebek hızla uzaklaşır. Max kelebeğin peşinden koşar. Aniden Max çalıların arkasında kaybolur.
Lily bemerkt den Verlust. Sie fängt sofort an, ihren Hund zu suchen. Sie geht durch den ganzen Park und ruft seinen Namen. Sie fragt einen alten Mann: „Haben Sie Max gesehen?“ Der Mann antwortet: „Nein, tut mir leid.“ Aber niemand kann ihr eine gute Antwort geben. Lily bekommt große Angst.
Türkçesi: Lily eksikliği fark eder. Hemen köpeğini aramaya başlar. Bütün parkı dolaşır ve onun adını seslenir. Yaşlı bir adama sorar: „Max'ı gördünüz mü?“ Adam cevap verir: „Hayır, üzgünüm.“ Ama kimse ona iyi bir cevap veremez. Lily çok korkmaya başlar.
Lily schaut nach oben in die Bäume. Sie fragt die Vögel im Baum: „Wisst ihr, wo Max ist?“ Aber die Vögel zwitschern nur und fliegen weg. Nun ist Lily ganz allein im dunklen Park. Lily ist sehr traurig und weint leise. Bald kommt die Nacht und es wird langsam kalt.
Türkçesi: Lily yukarı, ağaçlara bakar. Ağaçtaki kuşlara sorar: „Max'ın nerede olduğunu biliyor musunuz?“ Ama kuşlar sadece cıvıldaşır ve uçup gider. Şimdi Lily karanlık parkta tamamen yalnızdır. Lily çok üzgündür ve sessizce ağlar. Yakında gece olur ve hava yavaşça soğur.
Plötzlich kommt ein netter Junge zu Lily. Er sieht ihre Tränen und sagt: „Warum weinst du?“ Lily erzählt ihm die Geschichte. Der Junge lächelt freundlich und antwortet: „Keine Sorge! Das Tierheim in unserer Stadt hat deinen Hund gefunden. Ein Polizist hat ihn gebracht. Dort ist Max jetzt sicher und bekommt leckeres Fressen.“
Türkçesi: Aniden Lily'nin yanına kibar bir oğlan gelir. Lily'nin gözyaşlarını görür ve der ki: „Neden ağlıyorsun?“ Lily ona hikayeyi anlatır. Oğlan dostça gülümser ve cevap verir: „Endişelenme! Şehrimizdeki barınak köpeğini buldu. Bir polis onu oraya getirdi. Max orada şimdi güvendedir ve lezzetli mama yiyor.“
Lily hat wieder Hoffnung. Sie läuft mit dem Jungen schnell zum Tierheim. Als sie die Tür öffnet, sieht sie Max hinter dem Gitter. Max freut sich sehr! Er erkennt seine kleine Besitzerin sofort. Er fängt an zu springen und vor Freude laut zu bellen. Lily nimmt ihren Hund glücklich in die Arme.
Türkçesi: Lily tekrar umutlanır. Oğlanla birlikte hızla barınağa koşar. Kapıyı açtığında Max'ı parmaklıkların arkasında görür. Max sevinecektir! Küçük sahibesini hemen tanır. Atlamaya ve sevinçten yüksek sesle havlamaya başlar. Lily köpeğini kucağına alıp mutlu bir şekilde sarılır.
Hikayenin devamı (2 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →