Bir karınca suya düşer ve bir güvercin tarafından kurtarılır. Daha sonra güvercinin hayatını kurtarmayı başarır.
An einem heißen Sommertag lief eine kleine Ameise am Ufer von einem Fluss. Sie hatte großen Durst und beugte sich weit über das Wasser, um zu trinken. Plötzlich verlor sie das Gleichgewicht und fiel in den Fluss. Das Wasser war stark und schnell. Die kleine Ameise schwamm mit all ihrer Kraft, aber der Fluss war zu groß für sie. Sie begann zu sinken und rief um Hilfe, aber es war niemand in der Nähe — außer einer Taube, die hoch oben in einem Baum saß.
Türkçesi: Sıcak bir yaz günü küçük bir karınca nehir kıyısında yürüyordu. Çok susamıştı ve içmek için suya doğru uzandı. Birdenbire dengesini kaybetti ve nehre düştü. Su güçlü ve hızlıydı. Küçük karınca tüm gücüyle yüzdü ama nehir onun için çok büyüktü. Batmaya başladı ve yardım çağırdı ama yakında kimse yoktu — yalnızca bir ağacın tepesinde oturan bir güvercin hariç.
Die Taube sah die Ameise im Wasser und handelte sofort. Sie brach schnell einen kleinen Ast vom Baum und warf ihn in den Fluss, direkt neben die Ameise. Die Ameise kletterte auf den Ast und konnte sicher ans Ufer schwimmen. Am Ufer trocknte sie ihre kleinen Flügel und Beine in der Sonne. Dann schaute sie zu der Taube hinauf und sagte: Liebe Taube, du hast mein Leben gerettet. Ich werde dir das niemals vergessen. Die Taube antwortete freundlich: Es war das Richtige. Ich brauche keinen Dank.
Türkçesi: Güvercin suddaki karıncayı gördü ve hemen harekete geçti. Ağaçtan küçük bir dal kırıp nehre fırlattı, doğrudan karıncanın yanına. Karınca dala tırmandı ve güvenle kıyıya yüzebildi. Kıyıda küçük kanatlarını ve bacaklarını güneşte kuruttu. Sonra güvercine yukarı baktı ve dedi ki: Sevgili güvercin, hayatımı kurtardın. Bunu asla unutmayacağım. Güvercin nazikçe yanıtladı: Doğru olan buydu. Teşekkür gerekmez.
Einige Tage später saß die Taube wieder in ihrem Baum und sang fröhlich. Plötzlich sah die Ameise unter dem Baum einen Jäger. Der Jäger hob seine Armbrust und zielte direkt auf die Taube. Er wollte sie schießen. Die Ameise dachte keinen Moment nach. Sie lief so schnell sie konnte zum Fuß vom Jäger und biss ihn mit aller Kraft in den großen Zeh. Der Jäger schrie vor Schmerz und ließ seine Armbrust fallen. Der Schuss ging daneben, und die erschrockene Taube flog schnell davon. Die Taube war gerettet!
Türkçesi: Birkaç gün sonra güvercin yeniden ağacında oturuyordu ve neşeyle şarkı söylüyordu. Birdenbire karınca ağacın altında bir avcı gördü. Avcı yayını kaldırdı ve doğrudan güvercine nişan aldı. Onu vurmak istiyordu. Karınca bir an bile düşünmedi. Olabildiğince hızlı avcının ayağına koştu ve tüm gücüyle büyük parmağına ısırdı. Avcı acıyla bağırdı ve yayını düşürdü. Ok yanlış gitti ve şaşkına dönen güvercin hızla uçup gitti. Güvercin kurtulmuştu!
Hikayenin devamı (1 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →