Bir kartal tilkinin yavrularını çalar — ve doğanın intikamı tarafından cezalandırılır.
Ein Adler und ein Fuchs wohnen zusammen in einem großen Wald. Sie wohnen sehr nah voneinander. Sie haben vereinbart, gute Freunde zu sein. Sie wollen immer einander helfen. Der Adler baut sein Nest oben auf einem sehr hohen Felsen. Der Fuchs baut seinen Bau unten unter demselben Felsen. Sie leben friedlich zusammen. Eines Tages hat der Fuchs großen Hunger. Seine kleinen Kinder brauchen auch Essen. Der Fuchs geht auf die Jagd nach Nahrung. Er sucht Fleisch im Wald. Der Adler sieht das. Er steigt schnell herab. Der Adler stiehlt die kleinen Jungen vom Fuchs aus dem Bau. Er bringt die Jungen zu seinem Nest auf den Felsen. Er frisst sie mit seinen eigenen Jungen. Der Fuchs kehrt bald zurück. Er sieht seinen leeren Bau. Der Fuchs weint laut vor Schmerz. Er kann dem Adler hoch oben nicht folgen, denn er hat keine Flügel. Der Adler ist dort oben in Sicherheit.
Türkçesi: Bir kartal ve bir tilki büyük bir ormanda birlikte yaşıyorlar. Birbirlerine çok yakın oturuyorlar. İyi dost olmaya karar vermişlerdi. Her zaman birbirlerine yardım etmek istiyorlar. Kartal yuvasını çok yüksek bir kayanın üzerine yapıyor. Tilki ise inini aynı kayanın altına yapıyor. Orada huzur içinde yaşıyorlar. Bir gün tilkinin karnı çok acıkıyor. Küçük çocuklarının da yemeğe ihtiyacı var. Tilki yiyecek aramak için ava çıkıyor. Ormanda et arıyor. Kartal bunu görüyor. Hızla aşağı iniyor. Kartal tilkinin küçük yavrularını inden çalıyor. Yavruları kayanın üzerindeki yuvasına götürüyor. Onları kendi yavrularıyla birlikte yiyor. Tilki yakında geri dönüyor. İndeki boş yuvasını görüyor. Tilki acıyla yüksek sesle ağlıyor. Yukarıdaki kartalı takip edemiyor çünkü kanatları yok. Kartal yukarıda tamamen güvendedir.
Der Fuchs steht unten am Fuß vom Felsen. Er ist sehr traurig. Er blickt nach oben und schreit laut. „Oh ihr Götter!“, schreit der Fuchs. „Seht ihr, was dieser Verräter getan hat? Er hat unsere Freundschaft gebrochen! Er hat meine unschuldigen Kinder gestohlen und gefressen! Ich kann ihn nicht erreichen, denn ich habe keine Flügel. Aber ich bitte euch um Gerechtigkeit! Ich vertraue darauf, dass kein Böses ohne Strafe bleibt! Die Götter müssen mich hören!“ Oben im Nest lacht der Adler laut. Er hört den Fuchs sprechen. Er denkt: „Kein Tier kann mich hier oben erreichen. Ich bin hier sicher. Der Fuchs ist unten schwach und hilflos. Er kann mir nichts tun. Ich bleibe für immer oben auf meinem Felsen.“ Der Adler schläft ruhig in seinem Nest.
Türkçesi: Tilki kayanın dibinde duruyor. Çok üzgündür. Yukarı bakar ve yüksek sesle bağırır. „Ey tanrılar!“, diye bağırır tilki. „Bu hainin ne yaptığını görüyor musunuz? Dostluğumuzu bozdu! Masum çocuklarımı çaldı ve yedi! Ona ulaşamıyorum çünkü kanatlarım yok. Ama sizden adalet diliyorum! Hiçbir kötülüğün cezasız kalmayacağına güveniyorum! Tanrılar beni duymalı!“ Yukarıdaki yuvada kartal yüksek sesle güler. Tilkinin konuştuğunu duyar. Şöyle düşünür: „Hiçbir hayvan burada yukarıda bana ulaşamaz. Burada güvendeyim. Tilki aşağıda zayıf ve çaresizdir. Bana hiçbir şey yapamaz. Sonsuza kadar kayamın üzerinde yukarıda kalacağım.“ Kartal yuvasında sakince uyur.
Hikayenin devamı (1 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →