Sabine tatilini deniz kenarında geçirir ve doğanın tadını çıkarır.
Nach einer langen Fahrt kommt Sabine am Meer an. Sie ist sehr aufgeregt. Das Hotel liegt direkt am Strand. Sie öffnet das Fenster und hört die Wellen. „Das klingt wunderbar!“ sagt sie und freut sich auf den Urlaub.
Türkçesi: Uzun bir yolculuktan sonra Sabine denize varıyor. Çok heyecanlı. Otel sahilde. Pencereyi açıyor ve dalgaları duyuyor. „Bu harika!“ diyor ve tatilin keyfini çıkarıyor.
Am ersten Tag geht Sabine sofort zum Strand. Sie nimmt ein Handtuch und legt es auf den Sand. Sie zieht sich aus und geht ins Wasser. Das Wasser ist warm und klar. Sie schwimmt und genießt die Sonne.
Türkçesi: İlk gün Sabine hemen sahile gidiyor. Bir havlu alıyor ve kuma seriyor. Giysilerini çıkarıyor ve suya giriyor. Su sıcak ve berrak. Yüzüyor ve güneşin keyfini çıkartıyor.
Am nächsten Tag erkundet Sabine die Umgebung. Sie geht durch den Hafen und betrachtet die Boote. Ein Fischer erzählt ihr von der Tradition vom Fischfang. Sie kauft frischen Fisch auf dem Markt. Sie ist beeindruckt von der Kultur der Küstenstadt.
Türkçesi: Ertesi gün Sabine çevreyi keşfe çıkar. Limanda yürüyüp tekneleri seyreder. Bir balıkçı ona balıkçılık geleneğini anlatır. Pazardan taze balık alır. Kıyı şehrinin kültüründen çok etkilenir.
Am dritten Tag macht Sabine eine Bootsfahrt. Das Boot ist klein und gemütlich. Der Kapitän erzählt von Delfinen in der Gegend. Auf der Fahrt sieht Sabine tatsächlich zwei Delfine! Sie ist begeistert und fotografiert sie.
Türkçesi: Üçüncü gün Sabine bir tekne gezisi yapıyor. Tekne küçük ve rahat. Kaptan bölgedeki yunuslardan bahsediyor. Yolculuk sırasında Sabine aslında iki yunus görüyor! Heyecanlanıyor ve onları fotoğraflıyor.
Am Abend geht Sabine in ein Restaurant am Strand. Sie bestellt frischen Fisch mit Gemüse. Das Essen schmeckt fabelhaft. Sie genießt das Essen und den Ausblick auf das Meer. Die Rechnung ist 25 Euro.
Türkçesi: Akşam Sabine sahildeki bir restorana gidiyor. Sebzeli taze balık sipariş ediyor. Yemek harika tadıyor. Yemeğin ve deniz manzarasının keyfini çıkartıyor. Hesap 25 Euro.
Jeden Abend schaut Sabine den Sonnenuntergang. Die Farben am Himmel sind wunderbar: orange, rosa und lila. Sie setzt sich auf eine Bank und genießt den Moment. Sie denkt: „Das ist der beste Moment vom Tag.“ Sie macht Fotos und schickt sie an ihre Freundin.
Türkçesi: Her akşam Sabine güneşin batışını izliyor. Gökyüzündeki renkler harika: Turuncu, pembe ve mor. Bir banka oturuyor ve anın keyfini çıkartıyor. „Bu günün en iyi anı“ diye düşünüyor. Fotoğraf çekip arkadaşına gönderiyor.
Am letzten Tag geht Sabine nochmal zum Strand. Sie legt sich auf den Sand und atmet die Meeresluft ein. Sie denkt an die schönen Erinnerungen: das Wasser, die Delfine, der Sonnenuntergang. Sie ist dankbar für diesen wunderbaren Urlaub. Sie packt langsam ihre Koffer.
Türkçesi: Son gün Sabine tekrar sahile gidiyor. Kuma uzanıyor ve deniz havasını alıyor. Güzel anıları düşünüyor: Su, yunuslar, güneşin batışı. Bu harika tatil için minnettar. Yavaşça bavullarını topluyor.
Hikayenin devamı (1 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →