Maria Almanca öğrenir ve ilerleme kaydeder.
Maria ist vor einem Jahr nach Berlin gezogen. Alles ist neu für sie, und der Anfang ist sehr schwer. Es ist wie eine lange Reise in eine völlig andere Welt. Ihr größter Traum ist es, fließend Deutsch zu sprechen.
Türkçesi: Maria bir yıl önce Berlin'e taşınmıştır. Her şey onun için yenidir ve başlangıç çok zordur. Bu adeta bambaşka bir dünyaya yapılan uzun bir yolculuk gibidir. En büyük hayali akıcı bir şekilde Almanca konuşmaktır.
Jeden Tag besucht Maria fleißig einen Sprachkurs. Sie muss wirklich hart arbeiten, um die schwierige Grammatik zu entdecken und zu verstehen. Manchmal möchte sie einfach weinen und sich in ihrem Zimmer verstecken. Doch sie gibt nicht auf.
Türkçesi: Maria her gün dil kursuna özenle devam etmektedir. Zor dilbilgisini keşfetmek ve anlamak için gerçekten çok sıkı çalışması gerekmektedir. Bazen sadece ağlamak ve odasına saklanmak ister. Fakat asla pes etmez.
Eines Tages trifft sie Paul im Café. Paul bemerkt Marias trauriges Gefühl und spricht sie sehr freundlich an. Er bietet ihr sofort seine Hilfe an. „Zusammen lernen ist eine gute Lösung“, sagt Paul lächelnd zu ihr.
Türkçesi: Bir gün kafede Paul ile karşılaşır. Paul, Maria'nın içindeki üzücü duyguyu fark eder ve onunla çok nazikçe konuşur. Ona hemen yardımını teklif eder. Paul gülümseyerek, 'Birlikte çalışmak iyi bir çözümdür,' der.
Paul und Maria treffen sich nun oft. Paul erklärt ihr manches sprachliches Geheimnis mit viel Geduld. Aus diesen Lerntreffen wächst bald eine tiefe Freundschaft. Maria hat nun einen echten Freund in der großen Stadt gefunden.
Türkçesi: Paul ve Maria artık sık sık buluşmaktadır. Paul ona dildeki bazı sırları büyük bir sabırla açıklar. Bu ders çalışma buluşmalarından kısa sürede derin bir dostluk yeşerir. Maria artık bu büyük şehirde gerçek bir arkadaş bulmuştur.
Beim nächsten schwierigen Test in der Sprachschule ist Maria endlich sehr mutig. Sie meldet sich oft und spricht völlig ohne Angst. Pauls wunderbare Unterstützung gibt ihr viel neue Kraft. Für Maria ist Paul wie ein kleiner Held.
Türkçesi: Dil okulundaki bir sonraki zorlu sınavda Maria nihayet çok cesurdur. Sık sık söz hakkı alır ve hiç korkmadan konuşur. Paul'ün harika desteği ona pek çok yeni güç verir. Maria için Paul adeta küçük bir kahraman gibidir.
Aber dann kommt eine sehr wichtige Prüfung. Wenn sie diese nicht besteht, verliert sie ihren neuen Job. Das ist eine wirklich große Gefahr. Doch sie sieht diese Prüfung nicht als Problem, sondern als ein spannendes Abenteuer.
Türkçesi: Fakat sonra çok önemli bir sınav vakti gelir. Eğer bu sınavı geçemezse, yeni işini kaybedecektir. Bu gerçekten de büyük bir tehlikedir. Ancak Maria bu sınavı bir problem olarak değil, heyecan verici bir macera olarak görmektedir.
Am Tag der Prüfung erinnert sich Maria an Pauls wertvolle Ratschläge. Seine Worte sind fast magisch in ihrem Kopf. Sie schreibt völlig fehlerfrei und kann die strenge Lehrerin mit ihrem fantastischen Aufsatz wirklich verzaubern.
Türkçesi: Sınav günü Maria, Paul'ün değerli tavsiyelerini hatırlar. Onun sözleri zihninde adeta sihirli bir etki yaratır. Tamamen hatasız yazar ve yazdığı harika kompozisyonuyla katı öğretmenini gerçekten büyülemeyi başarır.
Hikayenin devamı (1 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →