Bir şatoda gerçek hayaletler yaşar.
Lukas macht eine lange Reise in die Berge, weil er ein altes Schloss besuchen möchte. Er liebt das Unbekannte und sucht ein neues Abenteuer. Die Einheimischen erzählen oft von dem alten Gebäude, aber niemand geht dorthin.
Türkçesi: Lukas, eski bir şatoyu ziyaret etmek istediği için dağlara doğru uzun bir yolculuğa çıkar. Bilinmeyeni sever ve yeni bir macera arar. Yerliler sık sık bu eski binadan bahseder ama kimse oraya gitmez.
Als Lukas am Schloss ankommt, ist es schon spät. Er ist sehr mutig und geht sofort hinein. In der großen, dunklen Halle sieht er eine alte Holztür. Was wird er dahinter wohl entdecken?
Türkçesi: Lukas şatoya vardığında saat epey geç olmuştur. O çok cesurdur ve hemen içeri girer. Büyük, karanlık salonda eski ahşap bir kapı görür. Acaba arkasında ne keşfedecektir?
Er öffnet die Tür langsam und kann es nicht glauben. Das ist wirklich kein Traum! Vor ihm schweben echte, leuchtende Geister lautlos in der Luft. Sie haben sich hier seit vielen Jahren versteckt.
Türkçesi: Kapıyı yavaşça açar ve gözlerine inanamaz. Bu gerçekten bir rüya değildir! Önünde gerçek, parlayan hayaletler sessizce havada süzülmektedir. Uzun yıllardır burada saklanmaktadırlar.
Aber die Geister sind nicht böse, sondern sehen sehr traurig aus. Einer von ihnen, der kleine Geist Felix, spricht leise mit Lukas: „Wir brauchen dringend deine Hilfe! Willst du unser Freund sein?“
Türkçesi: Ancak hayaletler kötü değildir, aksine çok üzgün görünmektedirler. İçlerinden biri, küçük hayalet Felix, Lukas'la sessizce konuşur: "Acilen senin yardımına ihtiyacımız var! Bizim arkadaşımız olmak ister misin?"
Felix erklärt Lukas schließlich das große Geheimnis vom kalten Schloss. Der ganze Ort ist nämlich magisch, weil eine böse Hexe ihn vor sehr langer Zeit verzaubert hat. Die armen Geister können das Schloss deshalb niemals verlassen.
Türkçesi: Felix sonunda Lukas'a soğuk şatonun büyük sırrını açıklar. Bütün bu yer aslında büyülüdür, çünkü kötü bir cadı çok uzun zaman önce burayı büyülemiştir. Zavallı hayaletler bu yüzden şatodan asla ayrılamamaktadır.
„Gibt es denn gar keine Lösung für euch?“, fragt Lukas sehr besorgt. Er weiß natürlich, dass es eine große Gefahr ist, gegen eine mächtige Hexe zu kämpfen. Aber er verspricht den Geistern trotzdem die Rettung.
Türkçesi: "Peki sizin için hiçbir çözüm yok mu?" diye sorar Lukas çok endişeli bir şekilde. Güçlü bir cadıya karşı savaşmanın büyük bir tehlike olduğunu elbette bilmektedir. Ama yine de hayaletlere kurtuluş sözü verir.
Lukas spürt plötzlich ein sehr starkes Gefühl in seinem Herzen. Er glaubt fest daran, dass wahre Liebe und echte Freundschaft die größte Kraft auf der Welt sind. Genau damit kann er den bösen Zauber brechen!
Türkçesi: Lukas aniden kalbinde çok güçlü bir duygu hisseder. Gerçek aşkın ve hakiki dostluğun dünyadaki en büyük güç olduğuna yürekten inanmaktadır. İşte tam da bununla o kötü büyüyü bozabilecektir!
Hikayenin devamı (1 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →