Bir kaşif bilinmeyen bir ada bulur.
Professor Schmidt befindet sich aktuell auf einer sehr langen Reise über das weite, blaue Meer. Sein größter Wunsch im Leben ist es, eine völlig unbekannte Insel irgendwo im Nirgendwo zu entdecken.
Türkçesi: Profesör Schmidt şu anda uçsuz bucaksız, mavi deniz aşırı çok uzun bir yolculuktadır. Hayattaki en büyük arzusu, hiçliğin ortasında bir yerlerde tamamen bilinmeyen bir adayı keşfetmektir.
Schon als kleines Kind hatte er oft den Traum von genau diesem geheimnisvollen Ort. Er liebt das große Risiko und freut sich wirklich sehr auf dieses spannende Abenteuer in der unberührten Natur.
Türkçesi: Daha küçük bir çocukken bile sık sık tam da bu gizemli yerin hayalini kurardı. O büyük risk almayı çok sever ve el değmemiş doğadaki bu heyecan verici macerayı gerçekten dört gözle beklemektedir.
Doch plötzlich zieht am dunklen Himmel ein gefährlicher Sturm auf und bringt das kleine Schiff in große Gefahr. Der alte Professor kann das schwere Steuer kaum noch halten und braucht dringend fremde Hilfe.
Türkçesi: Fakat aniden karanlık gökyüzünde tehlikeli bir fırtına kopar ve küçük gemiyi büyük bir tehlikeye sokar. Yaşlı profesör ağır dümeni zar zor tutabilmektedir ve acilen başkasının yardımına ihtiyacı vardır.
Zum Glück ist sein treuer Freund, der sehr mutige Hund Bello, bei ihm sicher an Bord. Bello bellt laut gegen den starken Wind an und gibt dem müden Professor dadurch neue Kraft.
Türkçesi: Neyse ki sadık dostu, çok cesur köpek Bello, gemide onunla birlikte güvendedir. Bello şiddetli rüzgara karşı yüksek sesle havlar ve böylece yorgun profesöre yeni bir güç verir.
Am nächsten, sonnigen Morgen wachen sie sanft an einem weißen Sandstrand auf. Das ist die absolute Rettung! Schmidt blickt glücklich auf die grünen Palmen und weiß sofort: Er hat endlich sein Ziel erreicht.
Türkçesi: Ertesi güneşli sabah, beyaz kumlu bir plajda yavaşça uyanırlar. Bu mutlak bir kurtuluştur! Schmidt mutlulukla yeşil palmiyelere bakar ve anında bilir: Sonunda hedefine ulaşmıştır.
Die exotische Insel wirkt von Anfang an unglaublich friedlich und fast schon magisch. Die bunte, wunderschöne Natur scheint die beiden erschöpften Entdecker mit ihrer unglaublichen Pracht sofort zu verzaubern.
Türkçesi: Egzotik ada daha en başından inanılmaz derecede huzurlu ve neredeyse büyülü görünmektedir. Rengarenk, harikulade doğa, o inanılmaz görkemiyle bitkin düşmüş iki kaşifi anında büyülemiş gibidir.
Tief im dichten Dschungel haben sich alte, verlassene Tempelanlagen gut versteckt. Der kluge Professor spürt ein seltsames Gefühl in sich, als er langsam das dunkle Geheimnis dieses fremden, stillen Ortes erforscht.
Türkçesi: Sık ormanın derinliklerinde eski, terk edilmiş tapınaklar iyice saklanmıştır. Akıllı profesör, bu yabancı, sessiz yerin karanlık sırrını yavaşça araştırırken içinde tuhaf bir duygu hisseder.
Hikayenin devamı (1 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →