Sara, dinlenmek için gittiği parkta kaybolan küçük bir çocuğa yardım ederek onu ailesiyle buluşturur.
Sara kam früh am Morgen um Punkt sieben Uhr im schattigen Park an, um etwas Erholung nach einer langen Arbeitswoche zu genießen und die frische Natur zu beobachten. Sie setzte sich leise auf eine alte Bank neben dem Ententeich und beobachtete die Vögel. Auf dem Rasen sah sie einen kleinen Spatz und eine schwarze Krähe, die miteinander um ein Stück Brot stritten. Sara war sofort fasziniert von der Vielfalt der Natur in der Stadt. Sie holte ihre Kamera heraus und wartete geduldig auf das richtige Licht. Ein älterer Mann blieb stehen und lobte ihr Engagement und ihre Leidenschaft für die Fotografie.
Türkçesi: Sara, uzun bir çalışma haftasının ardından biraz dinlenmenin tadını çıkarmak ve temiz doğayı gözlemlemek için sabahın erken saatinde, tam saat yedide gölgeli parka vardı. Ördek havuzunun yanındaki eski bir banka sessizce oturdu ve kuşları izledi. Çimlerin üzerinde, bir parça ekmek için birbirleriyle kavga eden küçük bir serçe ile siyah bir karga gördü. Sara, şehirdeki doğanın çeşitliliğinden hemen büyülendi. Kamerasını çıkardı ve sabırla doğru ışığı bekledi. Yaşlıca bir adam durdu ve onun fotoğrafçılığa olan bağlılığını ve tutkusunu övdü.
Während Sara auf der Holzbank saß und die frische Luft genoss, bemerkte sie plötzlich eine dicke Träne im blassen Gesicht eines kleinen Jungen namens Tim. Sara war besorgt, stand auf und ging freundlich auf das weinende Kind zu. „Warum weinst du, kleiner Mann? Was ist passiert?“, fragte sie leise. Der kleine Tim erklärte schluchzend, dass er sich nahe den bunten Blumenbereichen verlaufen hatte und seine Eltern nicht mehr finden konnte. Sara beschloss sofort, dem Jungen zu helfen. Ein kalter Wind fuhr durch die Bäume, und der Junge zitterte in seiner dünnen Jacke.
Türkçesi: Sara ahşap bankta oturup temiz havanın tadını çıkarırken, aniden Tim adında küçük bir çocuğun solgun yüzünde iri bir gözyaşı damlası fark etti. Sara endişelendi, ayağa kalktı ve ağlayan çocuğa doğru dostça yaklaştı. „Neden ağlıyorsun, küçük adam? Ne oldu?“, diye sordu alçak sesle. Küçük Tim hıçkırarak, renkli çiçekliklerin yakınında kaybolduğunu ve anne babasını artık bulamadığını anlattı. Sara hemen çocuğa yardım etmeye karar verdi. Ağaçların arasından soğuk bir rüzgâr esti ve çocuk ince ceketinin içinde titriyordu.
Sara und der kleine Tim gingen aufmerksam gemeinsam durch den großen Park, um nach der besorgten Familie zu suchen. Sara schlug vor, zuerst zum beliebten Spielplatz zu gehen, weil die Eltern wahrscheinlich dort nach ihrem Sohn suchten. Als sie die bunten Schaukeln erreichten, rannte Tims Mutter voller Freude herbei. Die Mutter war unglaublich erleichtert, bedankte sich sehr herzlich bei Sara und gab ihr vor Rührung die Hand. Sara war riesig froh, dass sie dem kleinen Jungen geholfen hatte. Während sie kurz miteinander sprachen, sammelte Sara noch ein paar wertvolle Informationen über die Wege im Stadtpark.
Türkçesi: Sara ve küçük Tim, endişeli aileyi aramak için büyük parkın içinde birlikte dikkatlice yürüdüler. Sara, anne babasının muhtemelen orada oğullarını arıyor olması sebebiyle önce sevilen oyun parkına gitmeyi önerdi. Renkli salıncaklara ulaştıklarında, Tim'in annesi büyük bir sevinçle koşarak geldi. Anne inanılmaz derecede rahatlamıştı, Sara'ya çok içten teşekkür etti ve duygulanarak elini sıktı. Sara, küçük çocuğa yardım ettiği için çok mutlu oldu. Aralarında kısaca konuşurlarken Sara, şehir parkındaki yollar hakkında birkaç değerli bilgi daha edindi.
Die emotionale Wiedervereinigung der Familie am Spielplatz war für alle Beteiligten berührend. Die Mutter umarmte ihr Kind fest und hielt es lange im Arm. Aus tiefem Dank lud der Vater Sara spontan zu einem warmen Mittagessen im nahegelegenen Parkrestaurant ein. Sara war sehr dankbar für diese nette Einladung und die unerwartet schöne Begegnung. Durch diesen Tag lernte Sara zu verstehen, wie gut es war, manchmal aus der eigenen Komfortzone heraus in eine neue Situation zu gehen, um etwas Positives zu erreichen. Diese besondere Erfahrung war lehrreich und half ihr dabei, in der Zukunft mutige Entscheidungen zu treffen.
Türkçesi: Ailenin oyun parkındaki duygusal buluşması tüm taraflar için dokunaklıydı. Anne çocuğuna sıkıca sarıldı ve onu uzun süre kollarında tuttu. Derin bir minnetle baba, Sara'yı yakındaki park restoranında sıcak bir öğle yemeğine davet etti. Sara bu nazik davet ve beklenmedik derecede güzel karşılaşma için çok minnettardı. Bu gün sayesinde Sara, olumlu bir sonuca ulaşmak için bazen kendi konfor alanından çıkıp yeni bir duruma adım atmanın ne kadar iyi olduğunu anladı. Bu özel deneyim öğreticiydi ve gelecekte cesur kararlar almasında ona yardımcı oldu.
Hikayenin devamı (4 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →