Claudia'in araştırma yapmak için gittiği kütüphanede bulduğu bir kitap sayesinde okuma tutkusunu keşfetmesini anlatan etkileyici bir hikaye.
Es regnete stark an diesem Nachmittag. Claudia stand vor dem großen Holzportal. Sie betrat leise die Bibliothek. Der große Raum roch nach altem Papier. Sie wollte hier für ihr Projekt recherchieren. Niemand sprach ein lautes Wort. Draußen tobte der kalte Herbststurm. Hier drinnen war alles sehr friedlich. Diese ruhige Atmosphäre konnte sie sofort faszinieren. Sie ging langsam durch den Flur. Ihre nassen Schuhe machten leise Geräusche. Überall sah sie hohe Wände voller Bücher. Das Licht der Lampen war warm und gelblich. Sie atmete tief durch und lächelte leicht. Sie fühlte sich hier völlig sicher. Die Hektik der lauten Stadt blieb draußen. Hier gab es nur altes Wissen und Stille. Claudia legte ihren nassen Mantel auf den Stuhl.
Türkçesi: O öğleden sonra şiddetli yağmur yağıyordu. Claudia büyük ahşap kapının önünde durdu. Sessizce kütüphaneye girdi. Büyük oda eski kağıt kokuyordu. Projesi için burada araştırma yapmak istiyordu. Kimse yüksek sesle konuşmuyordu. Dışarıda soğuk sonbahar fırtınası esiyordu. İçerisi ise çok huzurluydu. Bu sakin atmosfer onu hemen büyülemişti. Koridorda yavaşça yürüdü. Islak ayakkabıları hafif sesler çıkarıyordu. Her yerde kitaplarla dolu yüksek duvarlar gördü. Lambaların ışığı sıcak ve sarımtıraktı. Derin bir nefes aldı ve hafifçe gülümsedi. Burada kendini tamamen güvende hissediyordu. Gürültülü şehrin telaşı dışarıda kalmıştı. Burada sadece eski bilgiler ve sessizlik vardı. Claudia ıslak paltosunu sandalyeye koydu.
Claudia sah sich genau um. Das Regal an der Wand reichte bis zur Decke. Jedes Fach war mit dicken Büchern gefüllt. Es waren wirklich unzählig viele alte Werke. Der Geruch von Holz und Leder lag in der Luft. Manche Bücher sahen sehr alt und wertvoll aus. In einer Ecke befand sich eine besondere Vitrine. Dort lag ein schwerer, dunkler Lederband. Claudia trat vorsichtig näher heran. Sie berührte das kalte Glas der Vitrine. Ein goldener Titel leuchtete im schwachen Licht. Wer hatte dieses dicke Buch wohl geschrieben? Sie spürte eine tiefe Neugier in sich. Die Zeit schien hier leise stehen zu bleiben. Jedes Buch erzählte eine ganz eigene Geschichte. Sie strich mit der Hand über das alte Holz. Dieser Ort barg viele dunkle Geheimnisse. Doch sie hatte heute ein klares Ziel.
Türkçesi: Claudia etrafına dikkatlice baktı. Duvardaki raf tavana kadar uzanıyordu. Her bölme kalın kitaplarla doluydu. Gerçekten sayısız eski eser vardı. Havada ahşap ve deri kokusu vardı. Bazı kitaplar çok eski ve değerli görünüyordu. Bir köşede özel bir vitrin bulunuyordu. Orada ağır, koyu renkli bir deri cilt duruyordu. Claudia dikkatlice yaklaştı. Vitrinin soğuk camına dokundu. Zayıf ışıkta altın rengi bir başlık parlıyordu. Bu kalın kitabı kim yazmıştı acaba? İçinde derin bir merak hissetti. Zaman burada sessizce durmuş gibiydi. Her kitap tamamen kendine ait bir hikaye anlatıyordu. Elini eski ahşabın üzerinde gezdirdi. Bu yer birçok karanlık sır barındırıyordu. Fakat bugün net bir hedefi vardı.
Claudia suchte nach einer bestimmten Kiste. Obwohl sie den Raum gut kannte, fand sie nichts. Es ging um eine extrem seltene historische Sammlung. Diese Dokumente waren sehr wichtig für sie. Die alten Papiere waren dunkel und geheimnisvoll. Sie enthielt angeblich sogar streng verbotene Texte. Die Kirche hatte diese Schriften damals versteckt. Claudia lief den ganzen dunklen Gang hinab. Sie schaute aufmerksam in jede kleine Ecke. Sie kniete sich sogar auf den Boden. Sie suchte unter den großen, schweren Tischen. Aber sie fand das Werk zunächst nirgends. Eine leichte Panik stieg in ihr auf. Hatte jemand die Papiere schon heimlich mitgenommen? War ihre ganze lange Reise etwa umsonst? Sie atmete tief durch und beruhigte sich. Sie durfte jetzt nicht so schnell aufgeben.
Türkçesi: Claudia belirli bir kutuyu arıyordu. Odayı iyi bilmesine rağmen hiçbir şey bulamadı. Bu, son derece nadir tarihi bir koleksiyonla ilgiliydi. Bu belgeler onun için çok önemliydi. Eski kağıtlar karanlık ve gizemliydi. İddiaya göre, kesinlikle yasaklanmış metinler bile içeriyordu. Kilise o dönemde bu yazıları saklamıştı. Claudia karanlık koridor boyunca yürüdü. Her küçük köşeye dikkatlice baktı. Hatta dizlerinin üzerine çöktü. Büyük, ağır masaların altına baktı. Ama eseri başlangıçta hiçbir yerde bulamadı. İçinde hafif bir panik yükseldi. Birisi kağıtları gizlice almış mıydı? Bütün o uzun yolculuğu boşuna mıydı? Derin bir nefes aldı ve sakinleşti. Şimdi bu kadar çabuk pes etmemeliydi.
Hikayenin devamı (5 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →