Tekerlekli sandalyeye mahkum olan Mark'ın, acı verici antrenmanlar ve sıkı bir antrenörün yardımıyla tekrar yürümeyi başardığı ilham verici bir azim hikayesi.
Mark blickte stumm aus dem großen Fenster. Draußen schien die warme Sonne. Doch in seinem Herzen war es kalt und dunkel. Er saß nun schon seit sechs Monaten in seinem Rollstuhl. Ein furchtbarer Autounfall hatte sein altes Leben komplett zerstört. Früher war er ein sehr aktiver Sportler gewesen. Er hatte die Berge geliebt. Jetzt fühlte sich sein Alltag wie ein schweres Gefängnis an. Die Ärzte hatten ihm damals kaum noch Hoffnung gemacht. Seine Beine waren völlig kraftlos. Jeder Tag war ein harter Kampf gegen die tiefe Verzweiflung. Oft wollte er einfach aufgeben. Aber tief in seinem Inneren…
Türkçesi: Mark sessizce büyük pencereden dışarı baktı. Dışarıda sıcak güneş parlıyordu. Ancak kalbi soğuk ve karanlıktı. Artık altı aydır tekerlekli sandalyesinde oturuyordu. Korkunç bir araba kazası eski hayatını tamamen mahvetmişti. Eskiden çok aktif bir sporcuydu. Dağları severdi. Şimdi günlük hayatı ağır bir hapishane gibi hissettiriyordu. Doktorlar o zamanlar ona pek umut vermemişlerdi. Bacakları tamamen güçsüzdü. Her gün derin bir umutsuzluğa karşı zorlu bir savaştı. Sık sık sadece pes etmek istiyordu. Ama derinlerde bir yerde hala küçük bir umut kıvılcımı vardı. Bu üzücü sonu kabullenmeyi…
Yukarıdaki, hikayenin ilk sayfasıdır. Tamamı, seslendirmesi, kelime kartları ve testi uygulamada.
Bu hikayedeki kelimelerden bazıları
blicken(Verb) — bakmak
stumm(Adjektiv) — sessiz
draußen(Adverb) — dışarıda
scheinen(Verb) — parlamak / görünmek
warm(Adjektiv) — sıcak
das Herz(Substantiv (n)) — kalp
kalt(Adjektiv) — soğuk
dunkel(Adjektiv) — karanlık
der Monat(Substantiv (m)) — ay
der Rollstuhl(Substantiv (m)) — tekerlekli sandalye