Eva und Jan trafen sich im Regen. Sie gingen schnell in ihr Stammcafé. Es war ein kleiner Laden an der Ecke. Der Kaffee roch gut. Jan setzte sich an den Tisch. Er öffnete seine alte Tasche. Nervös suchte er in seinem Fach. Er zog ein wichtiges Dokument heraus. Seine Hände zitterten leicht. Eva sah ihn fragend an. Sie trank einen Schluck Tee. Jan brauchte dringend den Rat einer Fachfrau. Eva hatte eine besondere Fähigkeit für solche Dinge. Sie verstand Verträge besser als jeder andere. Das wusste Jan genau. Deshalb hatte er sie um Hilfe gebeten. Er legte das Papier auf den Holztisch. Seine…
Türkçesi: Eva ve Jan yağmurda buluştular. Hızlıca köşedeki müdavimi oldukları kafeye gittiler. Kahve güzel kokuyordu. Jan masaya oturdu. Eski çantasını açtı. Gergince bölmesinde bir şeyler aradı. Önemli bir belge çıkardı. Elleri hafifçe titriyordu. Eva ona sorarcasına baktı. Bir yudum çay içti. Jan'ın acilen bir uzman kadının tavsiyesine ihtiyacı vardı. Eva'nın bu tür konularda özel bir yeteneği vardı. Sözleşmeleri herkesten iyi anlıyordu. Jan bunu çok iyi biliyordu. Bu yüzden ondan yardım istemişti. Kağıdı ahşap masaya koydu. Gözleri Eva'nın bakışlarını aradı. Derin bir iç çekti.
Yukarıdaki, hikayenin ilk sayfasıdır. Tamamı, seslendirmesi, kelime kartları ve testi uygulamada.
Bu hikayedeki kelimelerden bazıları
das Stammcafé(Substantiv (n)) — müdavimi olunan kafe
riechen(Verb) — kokmak, koklamak
nervös(Adjektiv) — sinirli, gergin
zittern(Verb) — titremek
dringend(Adverb) — acil olarak
der Rat(Substantiv (m)) — tavsiye, öğüt
die Fachfrau(Substantiv (f)) — uzman kadın
die Fähigkeit(Substantiv (f)) — yetenek, kabiliyet
der Vertrag(Substantiv (m)) — sözleşme
seufzen(Verb) — iç çekmek
das Gutachten(Substantiv (n)) — bilirkişi raporu, eksper raporu