Es war ein warmer Samstagmorgen im Frühling. Anna wollte heute unbedingt das alte Haus aufräumen. Sie öffnete die knarrende Tür. Der Weg nach oben war ziemlich holperig und steil. Vorsichtig stieg sie in das dunkle Dachgeschoss hinauf. Die Luft war hier sehr stickig. Alles war extrem staubig und dunkel. In der Luft tanzte der Staub im Sonnenlicht. Überall standen alte Möbel herum. Jede Ecke war voll mit alten Sachen. Sie sah eine große Kiste aus Holz. Anna wollte eigentlich nur schnell putzen. Doch sie begann, die alten Sachen zu durchforsten. Sie wollte diesen geheimnisvollen Ort genauer…
Türkçesi: İlkbaharda ılık bir cumartesi sabahıydı. Anna bugün mutlaka eski evi toparlamak istiyordu. Gıcırdayan kapıyı açtı. Yukarı giden yol oldukça engebeli ve dikti. Dikkatlice karanlık çatı katına çıktı. Buradaki hava çok boğucuydu. Her şey son derece tozlu ve karanlıktı. Havada toz güneş ışığında dans ediyordu. Her yerde eski mobilyalar duruyordu. Her köşe eski eşyalarla doluydu. Ahşaptan büyük bir kutu gördü. Anna aslında sadece hızlıca temizlik yapmak istiyordu. Ancak eski eşyaları karıştırmaya başladı. Bu gizemli yeri daha yakından keşfetmek istiyordu. Her adım biraz sarsıntılıydı. Eski döşeme…
Yukarıdaki, hikayenin ilk sayfasıdır. Tamamı, seslendirmesi, kelime kartları ve testi uygulamada.
Bu hikayedeki kelimelerden bazıları
der Samstagmorgen(Substantiv (m)) — cumartesi sabahı