Sosyal yardım dairesinde çırak olarak çalışan Anna, yaşadığı zorluklara rağmen insanlara yardım etmekten mutluluk duyar.
Als Lehrling im Sozialamt verdient man nicht sehr viel Geld. Das war Anna klar. Der neue Koffer war ganz leicht und leicht zu tragen. Sie konnte ihn allein tragen. Die alte Frau am Tresen tat ihr leid, weil sie so allein war. Anna war empathisch und gefühlvoll. Sie wollte den Menschen im Amt helfen. Das Sozialamt war ihr Traumberuf geworden. Sie war motiviert und fleißig in ihrem Beruf.
Türkçesi: Sosyal yardım dairesinde çırak olarak çok fazla para kazanmıyorsunuz. Anna bunu biliyordu. Yeni çanta çok hafif ve taşıması kolaydı. Onu tek başına taşıyabilirdi. Tezgahtaki yaşlı kadına üzülüyordu çünkü çok yalnızdı. Anna empatik ve duyguluydu. Ofisteki insanlara yardım etmek istiyordu. Sosyal yardım ofisi onun hayalindeki iş haline gelmişti. İşinde motive ve çalışkandı.
Der kranke Mann litt an einer schweren Krankheit seit langem. Leider kann ich Ihnen da nicht helfen, sagte die Beamtin traurig. Anna hatte sich 50 Euro von ihrem grossen Bruder geliehen, weil sie das Geld brauchte. Sie brauchte das Geld für die Kaution der neuen Wohnung. Die Situation war sehr schwierig. Aber Anna blieb stark und kämpfte weiter. Sie wusste, dass es mit der Zeit besser werden würde.
Türkçesi: Hasta adam uzun süredir ağır bir hastalıktan muzdaripti. „Ne yazık ki bu konuda size yardımcı olamam,“ dedi memur üzüntüyle. Anna paraya ihtiyacı olduğu için ağabeyinden 50 euro borç almıştı. Bu paraya yeni evin depozitosu için ihtiyacı vardı. Durum çok zordu. Ancak Anna güçlü kaldı ve mücadele etmeye devam etti. Zamanla her şeyin daha iyi olacağını biliyordu.
Seid leise bitte, die anderen Kinder schlafen schon, sagte Anna leise zu den kleinen Kindern. Sie konnte sich so ein teures Auto leider nicht leisten. Wer leitet den Deutschkurs heute? Fragte eine teilnehmende Frau. Anna erklärte alles sehr geduldig. Die Atmosphäre war freundlich und angenehm. Alle Leute fühlten sich willkommen. Anna half den Menschen immer gern.
Türkçesi: "Lütfen sessiz olun, diğer çocuklar zaten uyuyor," dedi Anna küçük çocuklara alçak sesle. Ne yazık ki bu kadar pahalı bir arabayı almaya gücü yetmiyordu. "Bugün Almanca kursunu kim yürütüyor?" Diye sordu katılımcı bir kadın. Anna her şeyi çok sabırlı bir şekilde açıkladı. Ortam sıcak ve hoştu. Herkes kendini hoş karşılanmış hissediyordu. Anna insanlara her zaman severek yardım ederdi.
Ab Juli übernimmt Herr Meier die Leitung der gesamten Abteilung. Haben Sie eine große Leiter für mich? Fragte ein Mann. Er wollte die hohen Fenster sauber putzen. Wie lange lernen Sie schon Deutsch in diesem Kurs? Fragte Anna eine andere Teilnehmerin. Sie war sehr fleißig und brauchte Unterstützung. Anna half ihr gern bei den schwierigen Aufgaben. Das war ihr wichtig.
Türkçesi: Temmuz ayından itibaren tüm departmanın yönetimini Bay Meier devralıyor. Benim için büyük bir merdiveniniz var mı? Bir adam sordu. Yüksek pencereleri iyice temizlemek istiyordu. Ne kadar süredir bu kursta Almanca öğreniyorsunuz? Anna başka bir katılımcıya sordu. O çok çalışkandı ve desteğe ihtiyacı vardı. Anna zor görevlerde ona severek yardım ediyordu. Bu onun için önemliydi.
Anna war eine sehr fleißige Lernerin in ihrer Freizeit. Sie las jeden Tag ein Buch. Ich lese sehr gerne, sagte sie. Die Leser der lokalen Zeitung waren zufrieden. Die Nachrichten waren immer interessant und aktuell. Anna fand das sehr wichtig. Man musste gut informiert sein. Wissen war Macht für sie. Sie wollte so viel wie möglich lernen für ihre Zukunft.
Türkçesi: Anna boş zamanlarında öğrenmeye çok hevesli biriydi. Her gün bir kitap okurdu. „Okumayı çok seviyorum,“ dedi. Yerel gazetenin okurları memnundu. Haberler her zaman ilgi çekici ve günceldi. Anna buna çok önem veriyordu. İnsanın iyi bilgilenmiş olması gerekiyordu. Bilgi onun için güç demekti. Geleceği için mümkün olduğunca çok şey öğrenmek istiyordu.
Hikayenin devamı (3 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →