Maria'nın rutin bir aşı için gittiği sağlık müdürlüğünde ölümcül bir virüs salgını nedeniyle karantinaya alınmasını ve hayatta kalma mücadelesini anlatan dramatik bir gerilim hikayesi.
Maria betrat das große Gebäude. Es war das städtische Gesundheitsamt. Sie kam für eine routinemäßige Impfung. Das war eigentlich ein normaler Termin. Doch heute war alles anders. Das Wartezimmer war völlig überfüllt. Es gab keinen freien Stuhl mehr. Die Luft im Raum war heiß. Sie roch nach Schweiß und Krankheit. Viele Menschen saßen auf dem Boden. Einige lehnten müde an der Wand. Fast alle Patienten atmeten schwer. Der Husten hallte laut durch den Flur. Niemand sprach ein Wort. Maria fühlte sich unwohl. Sie zog ihre Jacke enger zusammen. Irgendetwas stimmte hier nicht. Die Gesichter der Menschen waren blass. Einige hielten sich schmerzhaft die Brust. Die Atmosphäre war extrem angespannt. Maria wollte am liebsten sofort wieder gehen.
Türkçesi: Maria büyük binaya girdi. Burası şehir sağlık müdürlüğüydü. Rutin bir aşı için gelmişti. Bu aslında normal bir randevuydu. Ancak bugün her şey farklıydı. Bekleme odası tamamen ağzına kadar doluydu. Boş bir sandalye kalmamıştı. Odadaki hava sıcaktı. Ter ve hastalık kokuyordu. Birçok insan yerde oturuyordu. Bazıları yorgun bir şekilde duvara yaslanmıştı. Neredeyse tüm hastalar ağır nefes alıyordu. Öksürük koridorda yüksek sesle yankılanıyordu. Kimse tek kelime etmiyordu. Maria kendini rahatsız hissetti. Ceketini daha sıkı çekti. Burada bir şeyler ters gidiyordu. İnsanların yüzleri solgundu. Bazıları acıyla göğüslerini tutuyordu. Atmosfer son derece gergindi. Maria en iyisi hemen geri gitmek istedi.
Plötzlich riss jemand eine Tür auf. Ein Arzt rannte hektisch auf den Flur. Sein Kittel war völlig zerrissen. Er sah sich wild um. Sein Gesichtsausdruck war absolut panisch. Der Schweiß lief ihm über die Stirn. Er blieb in der Mitte des Raumes stehen. Er hob zitternd beide Hände. Dann sah er das Pflegepersonal an. „Verriegelt sofort alle Türen!“, fing er an zu brüllen. Seine Stimme überschlug sich dabei. Die Menschen im Wartezimmer zuckten zusammen. Einige Kinder begannen sofort zu weinen. Der Arzt lief weiter zum Empfang. Er drückte dort einen roten Knopf. Das Personal starrte ihn nur geschockt an. Niemand wusste, was los war. Die Angst breitete sich rasend schnell aus. Maria trat einen Schritt zurück. Sie suchte nach einem Fluchtweg.
Türkçesi: Aniden biri bir kapıyı hızla açtı. Bir doktor telaşla koridora koştu. Önlüğü tamamen yırtılmıştı. Çılgınca etrafına bakındı. Yüz ifadesi tamamen panik içindeydi. Ter alnından aşağı akıyordu. Odanın ortasında durdu. Titreyerek iki elini de kaldırdı. Sonra sağlık personeline baktı. "Tüm kapıları hemen kilitleyin!" diye bağırmaya başladı. Sesi bu sırada çatallanıyordu. Bekleme odasındaki insanlar irkildi. Bazı çocuklar hemen ağlamaya başladı. Doktor resepsiyona doğru koşmaya devam etti. Orada kırmızı bir düğmeye bastı. Personel ona sadece şok içinde bakakaldı. Kimse ne olduğunu bilmiyordu. Korku hızla yayıldı. Maria bir adım geri çekildi. Bir kaçış yolu arıyordu.
Ein ohrenbetäubender Lärm erfüllte den Raum. Schwere Stahltüren fielen plötzlich aus der Decke. Sie schlugen krachend auf den Boden. Das gesamte Gebäude bebte für einen Moment. Der Ausgang war nun komplett blockiert. Gleichzeitig heulten laute Alarmsirenen auf. Der Lärm tat in den Ohren weh. Die normale Beleuchtung fiel sofort aus. Dafür sprang das grelle Notlicht an. Die roten Lampen begannen wild zu flackern. Der Raum tauchte in ein unheimliches Licht. Rote Schatten tanzten über die Wände. Die Menschen gerieten völlig in Panik. Einige stürzten direkt zur Stahltür. Sie schlugen wild gegen das kalte Metall. Aber es gab keinen Ausweg mehr. Die Tür bewegte sich keinen Millimeter. Maria stand wie angewurzelt da. Ihr Herz raste wie verrückt. Die Lage geriet völlig außer Kontrolle.
Türkçesi: Sağır edici bir gürültü odayı doldurdu. Ağır çelik kapılar aniden tavandan düştü. Büyük bir çatırtıyla yere çarptılar. Tüm bina bir an için titredi. Çıkış artık tamamen kapanmıştı. Aynı anda yüksek sesli alarm sirenleri çalmaya başladı. Gürültü kulakları acıtıyordu. Normal aydınlatma hemen kapandı. Bunun yerine parlak acil durum ışığı yandı. Kırmızı lambalar vahşice titremeye başladı. Oda ürkütücü bir ışığa gömüldü. Kırmızı gölgeler duvarlarda dans ediyordu. İnsanlar tamamen paniğe kapıldı. Bazıları doğrudan çelik kapıya koştu. Soğuk metale vahşice vurdular. Ama artık hiçbir çıkış yolu yoktu. Kapı bir milimetre bile hareket etmiyordu. Maria olduğu yere çakılıp kaldı. Kalbi delicesine çarpıyordu. Durum tamamen kontrolden çıkmıştı.
Hikayenin devamı (5 sayfa) seslendirme, tıklanabilir kelime kartları ve testle birlikte uygulamada.
Devamını oku →