Der Wecker klingelte pünktlich um sechs Uhr. Obwohl es draußen noch dunkel war, stand Herr Yilmaz sofort auf. Er hatte sich vorgenommen, seinen Tag früh zu beginnen. Seitdem er vor drei Monaten nach Hamburg gezogen war, hatte sich sein Leben völlig verändert. Die Entscheidung, seine Heimatstadt Istanbul zu verlassen, war ihm nicht leichtgefallen, aber die beruflichen Möglichkeiten in Norddeutschland waren einfach zu verlockend gewesen. Nachdem er sich schnell angezogen und einen starken Kaffee getrunken hatte, ging er in den Flur. Dort stand sein treuer Begleiter: ein modernes Klapprad. Es…
Türkçesi: Çalar saat tam altıda çaldı. Dışarısı henüz karanlık olmasına rağmen Yılmaz Bey hemen kalktı. Güne erken başlamayı kendine söz vermişti. Üç ay önce Hamburg'a taşındığından beri hayatı tamamen değişmişti. Memleketi İstanbul'dan ayrılma kararı ona hiç kolay gelmemişti; ama Kuzey Almanya'daki iş imkânları karşı konulamayacak kadar cazipti. Hızla giyinip sert bir kahve içtikten sonra koridora çıktı. Orada sadık yol arkadaşı duruyordu: modern bir katlanır bisiklet. Son derece kullanışlıydı; çünkü onu hem trene alabiliyor hem de işe kalan son kilometrelerde kullanabiliyordu.
Yukarıdaki, hikayenin ilk sayfasıdır. Tamamı, seslendirmesi, kelime kartları ve testi uygulamada.