Istanbul war eine Stadt, in der Namen eine besondere Macht besaßen. In den verwinkelten Gassen von Balat existierte eine Welt, die den meisten verborgen blieb. Leyla war eine dieser Personen, die das „Vergessen“ verhindern konnten. Sie war eine Hüterin der Namen. In ihrem kleinen Antiquariat, das offiziell als Buchladen fungierte, sammelte sie die Namen von Menschen, Orten und Dingen, die aus dem kollektiven Gedächtnis der Stadt verschwunden waren. Leyla war keine Magierin im klassischen Sinne. Sie war eine Archivarin des Immateriellen. Wenn jemand in Istanbul starb, ohne dass sich jemand an…
Türkçesi: Istanbul, isimlerin özel bir güç taşıdığı bir şehirdi. Balat'ın dolambaçlı sokaklarında, çoğunluğun haberdar olmadığı bir dünya vardı. Leyla, unutulmayı engelleyebilen bu kişilerden biriydi. İsimlerin bekçisiydi. Resmi olarak kitapçı görünen küçük antika dükkanında, şehrin kolektif hafızasından kaybolmuş insanların, mekanların ve nesnelerin isimlerini derlerdi. Leyla klasik anlamda bir büyücü değildi. Soyut olanın arşivcisiydi. İstanbul'da biri hatırlanacak hiç kimsesi olmadan öldüğünde, o isim Leyla'nın yanına gelirdi. Dükkânı raflarla doluydu ama raflarda kitaplar değil, küçük cam şişeler…
Yukarıdaki, hikayenin ilk sayfasıdır. Tamamı, seslendirmesi, kelime kartları ve testi uygulamada.